Afrika'da darbeler dönemi… Doç. Bayram: Kıtadaki yeni cuntacılar Rus ve Çin yanlısı

Afrika kıtasındaki darbeler dünya gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Nijer'deki darbenin ardından gerilim yükselirken, akla darbelerle yeni denge mi kurulmaya çalışılıyor sorusu geldi

Nijer’de sokağa çıkan halkın bir kesimi darbeyi destekledi / Fotoğraf: AA

Afrika kıtası dünyanın en yoksul ana karalarından biri.

Dünyanın en fakir 50 devleti arasında birçok Afrika ülkesi bulunuyor.

Zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmalarına rağmen halkın büyük çoğunluğu aşırı yoksulluk içerisinde yaşamını sürdürüyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Çünkü kıtanın değerli madenleri eski sömürgeci güçler tarafından çıkarılıp işletiliyor. 

Bu da halkın bir kesiminin tepkisine neden oluyor.

Nijer'de 26 Temmuz'da gerçekleşen darbe farklı yönleriyle tartışılıyor.

Darbeye liderlik eden 62 yaşındaki Devlet Başkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Omar Tchiani olarak bilinen Abdourahmane Tchiani, yönetime el koyarak "Vatanı Koruma Ulusal Konseyi"nin başkanı oldu.

Aslında Nijer'deki darbe ilk olmadığı gibi, belki son da olmayacak. 

Çünkü Afrika'da son 3 yılda birçok ülkede darbeler nedeniyle yönetim el değiştirdi.

Ocak 2022'de "Kurtuluş ve Restorasyon için Yurtsever Hareket" adını veren bir grup, anayasanın askıya alındığını, hükümetin ve meclisin feshedildiğini belirterek yönetime el koydu.

 

Afrika
Afrika dünyanın en yoksul bölgeleri arasında yer alıyor / Fotoğraf: Reuters

 

Yine Eylül 2021'de Özel Kuvvetler Komutanı Albay Mamady Doumbouya, Gine'deki fakirlik ve yolsuzluğu gerekçe göstererek darbe yaptı.

Bir diğer askeri darbe de Çad'da oldu. 30 yıl süreyle cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan İdris Debi, Nisan 2021'de ülkenin kuzeyinde isyancılarla savaşan askeri birlikleri ziyaret ettiği sırada çıkan çatışmada hayatını kaybetti. 

Debi'nin ölümünün ardından Çad ordusu yönetimi ele geçirdi.

Ağustos 2020'de Mali'de de silahlı kuvvetlere mensup bir grup subay, iktidarı ele geçirerek Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita'yı istifaya zorlayarak, parlamento ve hükümeti feshetti.

Bir diğer deyişle Afrika kıtasındaki ülkelerin yönetimleri bir bir değişiyor.

Afrika'da neler oluyor, bölgede bir vekalet savaşı mı yürütülüyor?

Darbelerin Rusya ve zengin yeraltı kaynaklarla bir ilgisi var mı?

Paralı asker grupları kıtada ne kadar etkili?

Kıtada yaşanan gelişmeleri Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mürsel Bayram ile konuştuk.

 

Mürsel Bayram
Mürsel Bayram / Fotoğraf: Twitter

 

"Kıta uzun zamandan beri küresel mücadeleye sahne oluyor"

Afrika kıtasında neler oluyor?

Esasında Afrika kıtasında küresel güç mücadelesinin bir yansıması görülüyor. Geçmiş dönemlerden beri Afrika hep büyük güç mücadelelerine sahne oldu. Kıta en son Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği yani Doğu Bloğu ile Batı Bloğu arasında bir mücadeleye sahne olmuştu. Şimdi de yükselen Rusya, Çin ile geleneksel aktörler olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki rekabet gün yüzüne çıkıyor. Soğuk Savaş dönemindeki kutuplaşmanın bir diğer versiyonu ya da yeni versiyonu diyebilecek bir mücadele söz konusu. Tabii ki özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yansımaları oldu. Rusya'ya yönelik yaptırımlardan ötürü Avrupa ülkeleri yeni kaynak arayışlarına girdiler. Dolayısıyla Afrika'daki özellikle petrol ve doğalgaz zengini Nijerya ve Cezayir gibi ülkelerin önemi artı. Bilindiği gibi Nijerya ile Cezayir arasında Nijer üzerinden geçmesi planlanan bir doğalgaz boru hattı var. Mesela Rusya'ya yönelik yaptırımların etkisi altındaki Avrupa ülkeleri, bunu Nijerya ve Cezayir gazıyla telafi etmeye çalışacaklardı. Son darbelerle Rusya bir anlamda bu projeyi sabote etmiş olabilir.

 

Afrika
Banjul, Gambiya'daki Denton Köprüsü kontrol noktasında bölgesel ECOWAS kuvveti üyelerinin siluetleri görülüyor / Fotoğraf: Reuters

 

"Darbe gerçekleşen bölgeler zengin kaynaklara sahip"

Son darbe olaylarıyla Rusya ne kadar ilgili?

2020'den beri Afrika'da Sudan, Çad, Nijer, Mali, Burkina Faso ve Gine'de darbeler oldu. Gine'den Sudan'a kadar uzanan Sahel kuşağı bölgesinde darbelerin gerçekleşmesi çok manidar. Burası antik dönemden beri kervan ve ticari yolların üzerinde bulunan bir bölge. Aynı zamanda batı-doğu hac güzergahı, yine kuzey-güney ve özellikle Afrika'daki ticaretin transit güzergahında. Bu bölge zengin yeraltı kaynaklara sahip. Bu kaynakların arasında petrol ve doğalgazın yanı sıra uranyum, altın ve elmas gibi zengin yeraltı kanyaklarını da barındırıyor. Dolayısıyla son dönemlerde bu Sahel kuşağı bölgesinde artan bir Rus etkisi dikkat çeker hale geldi. Yani denge değiştirici bir niteliğe sahip. Mesela bugün Rusya Wagner ile Orta Afrika Cumhuriyeti'nde çok etkili. Mali, Gine ve Burkina Faso'da çok etkililer. Buradaki rejimler doğrudan Batı'ya karşı Rusya ile bir denge sağlamaya çalışıyorlar. Yani Rusya onlar için bir dengeleyici güç konumunda. Gördüğümüz son dört darbede de yeni cuntacılar Rusya yanlısı, kısmen de olsa Çin yanlısı bir görüntü veriyorlar.

 

Nijer
Darbeden sonra Nijer'in başkenti Niamey'de Fransız büyükelçiliği önünde toplanan cunta yanlısı göstericiler, binayı ateşe verdiler / Fotoğraf: Reuters

 

"Fransa gelirinin yüzde 93'ünü alırken Nijer 7'sini alabiliyor"

Özellikle zengin yeraltı kaynaklara sahip bölgelerde darbelerin olması dikkat çekici. Bu darbelerin zengin kaynaklarla bir ilgisi var diyebilir miyiz?

Elbette. Burada küresel bir mücadele var. Bunun içerisinde hem eski hem de yeni yükselen kolonyal güçler var. Sözünü ettiğimiz bölgelerin çoğu Fransa sömürgesi ülkeler ve kaynakların çoğu başta uranyum olmak üzere hemen hepsi Fransız şirketler tarafından işletiliyor. Mesela Nijer'deki uranyum gelirinin yüzde 93'ü Fransız şirketin, geriye kalan sadece yüzde 7 Nijer'e kalmakta. Fransa elektrik ve enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü Nijer'deki uranyumdan temin etmekte. Bu nedenle yaşanan darbelerden sonra dikkat edilirse yeni rejimler Fransa'ya uranyum veya altın satışı gibi konuları gündeme getirmeye başladılar. Artık buradaki kaynakların kendilerine kalması, tüm halkın yararına kullanacaklarını söylüyorlar. Dolayısıyla anti Fransız bir yaklaşımla kaynakların asıl sahiplerine teslim edilmesi anlayışını savunuyorlar. Evet, yaşanan darbelerin doğrudan zengin yeraltı kaynaklarla bağlantılı olduğu söylenebilir.

 

Nijer

Nijer cuntası darbeden sonra üst düzey yöneticileri tutukladı / Fotoğraf: Reuters

 

"Fransa'nın azalan bir imajı var"

Fransa'nın yavaş yavaş Afrika'daki etkisinin azalacağını mı söylüyorsunuz?

Evet, azalacak gibi görünüyor. Yapılan saha araştırmaları da bunu doğruluyor. Yapılan araştırmada ‘Afrika kıtasının en faydalı ortağı kimdir?' diye sorulduğunda Fransa azalan bir imaj çizerken, Rusya, Çin ve Türkiye gibi aktörlerin artan bir etkisi söz konusu. Afrika devletleri, özellikle Fransız sömürgesi ülkeler, Fransa'yı müdahaleci ve üstenci bir devlet olarak görüyor. Bu sebeple olabildiğince Fransız etkisini azaltmaya yönelik girişimlere başladılar. Bunun hem ekonomik hem de askeri alanda yansımaları görülecektir. Örneğin birçok ülke operasyonlarını sona erdirip askerlerini çekmek durumunda kaldılar. Bu sadece askeri ve ekonomik alanda olmadı, kültürel alanda da oluyor. Fransızcanın artık resmi dil olmaktan çıkarılması gibi gelişmeler de yaşanıyor. Daha önce Fas ve Cezayir bu alanda adım atmıştı, şimdi Mali de benzer adımı atarak Fransızcayı resmi dil olmaktan çıkardı. Bir anlamda Fransa'ya yönelik tepki total bir tepki şeklinde. Yani siyasi, askeri, kültürel ve ekonomi de dahil birçok alanı kapsıyor.

 

Paralı askerler
Afrika'nın birçok bölgesinde paralı asker grupları bulunuyor. Wagner de bunlardan biri / Fotoğraf: Reuters

 

"Birçok ülkenin Afrika'da paralı asker grupları var"

Paralı askerler ne kadar etkili, küresel güçler bunlar üzerinden bir vekalet savaşı mı yürütüyorlar?

Paralı askerler mevzusu biraz detaylı bir konu ama şu söylenebilir. Kimi devletler doğrudan sorumluluk almadıkları yerlerde paralı asker gruplarını devreye almayı tercih ediyor. Örneğin Wagner grubu herhangi bir yerde insan hakları ihlallerine dahil olsa da Rusya bundan sorumlu tutulamaz. Çünkü Rusya ile organik bağının kanıtlanması gerekir. Dolayısıyla kimi devletler tıpkı vekalet savaşlarında olduğu gibi partalı asker gruplarıyla sahada çalışır. Bunların başında da Rusya gelir. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere dahil birçok ülkenin Afrika'da paralı asker grupları var. Bunlar bulundukları riskli ve tehlikeli sahalarda faaliyet yürütüyor. Getirisi de tehlikesi gibi yüksek olabiliyor. Mesela Wagner Orta Afrika Cumhuriyeti'nde elmas ve altın madenlerinin bulunduğu yerlerde aktif. Bölgenin güvenliğinin sağlanması karşılığında şirketlerin kazançlarından yüklü miktarda komisyon alıyorlar. Paralı askerler kendi kendini idame ettirebilecek durumdalar. Özellikle Afrika'da böyle bir ilişki söz konusu. 

"Afrika yeni dünya düzenin saf tutmaya çalışıyor"

Afrika nereye yöneliyor?

Yeni dünya düzenine doğru bir gidiş var. Ayrıca çok kutuplu bir dünya tartışmaları da revaçta. Artık bir güçten ziyade birden fazla dünyaya hükmetmeye çalışan, birbirlerinin hegemonyasını kırmaya çalışan güçler mevcut. Afrika devletleri de bu yeni dünya düzeninde saf tutmaya çalışıyor. Ancak Afrika'nın yeni yönelimi Çin ve Rusya'nın başını çektiği Asya-Avrasya tarafına yönelecek gibi görünüyor. Bu denklemin içinde Türkiye'de yer alıyor.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU