ABD'li bilim insanı: Anne rahmine sızan plastikler, bebeğin penisini daraltıyor

Endokrin bozucu kimyasalların doğurganlığı son derece olumsuz etkilediği düşünülüyor

Fitalatlar, plastik esaslı ürünlerin sertliğini azaltmayı, esnekliğini artırmayı veya bunları şeffaflaştırmayı sağlıyor (Unsplash)

ABD'li uzmanlar, gıdalardan içme suyuna ve hatta kan damarlarına kadar sızan plastik kirliliğinin çocuk sahibi olmayı giderek zorlaştıracağı görüşünde.

Mount Sinai Hastanesi'ne bağlı Icahn Tıp Okulu'ndan epidemiyolog Shanna Swan ve meslektaşları, fitalat gibi endokrin bozucu kimyasallar nedeniyle erkeklerin penislerinin daha anne karnında daraldığını tespit etti.

Uzmanlara göre fitalatlar, insan vücudundaki endokrin sistemi denen hormon üretim mekanizmasına müdahale ediyor. Bu müdahale gelişim, üreme, beyin ve bağışıklıktaki problemlerle bağlantılı.

Endokrin bozucu kimyasallar; tuvalet kağıdı, kişisel bakım ürünleri, kozmetikler, gıda ambalajları, oyuncak ve deterjan gibi yaygın ürünlerde kullanılıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Hakemli bilimsel dergilerde yayımlanan, plastiklerle ilgili 200'den fazla çalışmanın yazarları arasında yer alan Swan, endokrin bozucu kimyasalların doğurganlığı çeşitli şekillerde etkileyebileceğini söylüyor.

Swan'a göre hamile kadınlar bu kimyasallara maruz kalırsa etkileri ciddi olabilir. Zira araştırmalar, bazı kimyasalların plasenta bariyerini geçerek fetüsün sağlığını ve üreme organı gelişimini etkileyebileceğini gösteriyor.

Swan'ın yer aldığı son araştırmalardan biri, 1973 ve 2011 arasında Batılı erkeklerde sperm sayısının yüzde 50-60 oranında düştüğünü ortaya koymuştu. Aynı zamanda sperm kalitesinin ve testosteron seviyelerinin azaldığı da tespit edilmişti.

Bilim insanı önceki çalışmalarına dayanarak, endokrin bozucu kimyasalların, erkek bebeklerin cinsel organını küçülttüğünü de söylemişti:

Bu örneğin, daha kısa bir anogenital mesafeyle, yani daha küçük bir penisle sonuçlanabilir.

Penisler büyüyor mu, küçülüyor mu?

Öte yandan ABD'deki Stanford ve İtalya'daki birkaç üniversiteden araştırmacıların yürüttüğü bir meta-analiz, son 29 yılda erkeklerin ereksiyon halindeki penis uzunluğunun yüzde 24 arttığını ortaya koymuştu.

Ekip, Swan'ın çalışmalarından yola çıkarak penis boyutunun kısaldığını görmeyi bekliyordu. Çalışmanın ortak yazarı Dr. Michael Eisenberg, "Boyların kısalmadığına şaşırdık" diye konuştu.

Ergenliğin daha erken gerçekleştiğine dair veriler var ve ergenlik daha erken yaşandığında penislerin daha uzun olmasına yol açabiliyor.

"Kesin olan uzunluk değil, genişlik"

Öte yandan Swan, çalışmalarının çoğunda "anneleri fitalatlara maruz kalan bebeklerde penis genişliğinin azaldığı" konusunda ısrarcı. Ancak bilim insanı, "Uzunluğa bakmadık çünkü uzunluğu ölçmek çok zor" dedi.

VICE News'a konuşan bilim insanı, "Tam ereksiyon ne demek? Penis uzunluğunu ölçmenin kesin bir yolu yok. Genişlik ise kesin" ifadelerin kullandı.

Bu arada bazı uzmanlar, ilk başta çelişiyor gibi görünen bu çalışmaların hepsinin doğru olabileceğini düşünüyor.

Buna göre endokrin bozucu kimyasallara maruz kalmak rahimdeki penis genişliğini azaltırken, aynı zamanda ergenliğin çocuklukta daha erken yaşanmasına da neden olarak yetişkinlikte daha uzun penislerin görülmesine yol açıyor olabilir.

Ancak hem Swan hem de Eisenberg, elde ettikleri verilerin ön hazırlık niteliğinde olduğunu, kesin sonuca varmak için daha fazla araştırma gerektiğini vurguluyor.

 

Independent Türkçe, VICE News, Stanford Üniversitesi, EurekAlert

Derleyen: Çağla Üren

DAHA FAZLA HABER OKU