Dilipak'tan AK Parti ve KADEM'e: Bekledikleri özür asla olmayacak, onların bana bir özür borcu var

“Özür dilerlerse, bana yaşanılan gerçekleri anlatan bir mektup yazarlarsa helalleşebiliriz”

Fotoğraf: AA

Haber Vakti yazarı Abdurrahman Dilipak, AK Parti ve KADEM'in kendisine açtığı davaya ilişkin olarak bir yazı kaleme aldı. Dilipak, davada özür dilemesi halinde sürecin sonlanacağının bildirilmesi üzerine “Bekledikleri böyle bir özür asla olmayacak. Onların bana bir özür borcu var” değerlendirmesini yaptı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Dilipak’ın bugünkü köşe yazısının bir kısmı şöyle:

Dün yaşanan duruşmada neler oldu?

Bana dava açanlar, benim bu maksatla ve bu anlamda bir şey söylemiş olamayacağımı biliyorlarmış ama toplumdaki bu ''algı'' kurumsal kimliklerine zarar vermiş. Ben bir özür dilersem, bu süreç sonlandırılabilecekmiş! Ben suç işlemedim, suçlu da değilim. Ben “Had-di Lian” nedir bilirim. Beni bu tür bir iftira ile suçlayanlar, bundan dolayı Allah’a nasıl hesap vereceklerini düşünsünler. Allah, kalplerden ve akıllardan geçenleri, kapalı kapılar arkasında gizlice konuşulanları da bilir! Bekledikleri böyle bir özür asla olmayacak. Onların bana bir özür borcu var.

Onların bunu yapıp yapmamaları benim umurumda değil. Özür dilerlerse, bana yaşanılan gerçekleri anlatan bir mektup yazarlarsa helalleşebiliriz. Kul hakkı ile gitmek istiyorlarsa, kendileri bilir. İşlediğim bir suç yok. Ben neyin özürünü dileyeceğim.


Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.


Ne olmuştu?

AK Parti'nin 81 ildeki kadın kolları başkanlıkları, o dönem Akit gazetesinde yazan Abdurrahman Dilipak'ın kadınlara yönelik hakaret içeren köşe yazısı nedeniyle 81 ilde suç duyurusunda bulunmuştu. Daha sonra Dilipak hakkında dava açılmıştı.

"AKP'nin papatyaları"

Dilipak tepkilere neden olan yazısında "ANAP'ı o ‘Papatyalar', o ‘Lale Devri çocukları' bitirdi. AK Partiyi de, bu Erguvani AKP'nin ‘Papatyaları'(!?) bitirecek bu gidişle" ifadelerine yer vermiş ve şunları söylemişti:

AK Parti içindeki AKP'liler konuşuyor, AK Partililer susuyor. AKP'liler terfi etti zenginleşti, itibar sahibi oldular. Kaymağı onlar yiyor, parayı onlar veriyor. Camiye, okula, yurda parayı veren de onlar. Eee, parayı veren düdüğü çalıyor. Kem alat ile kemalat olmuyor. Haram para ile hayır olmayacağı gibi..

"Fahişe" hitabı

Akit yazarı devamla "AK Parti içindeki AKP'liler, FETÖ'nün zihniyet ikizi gibi davranıyorlar. Hem uluslararası fonlarla destekleniyorlar hem de kamu fonlarını kullanıyorlar. Malum 'Yeşil Sermaye' de bunlara sponsor olabiliyor. Koç kadar, Sabancı kadar, Eczacıbaşı kadar bizim 'Yeşil sermaye' davasına sadakat gösterip, bu fahişelere ve onların türevlerine karşı seslerini yükseltebilecekler mi? Konfeksiyoncu, gıda zinciri, finans kuruluşu, ses ver Türkiye! Ne bekliyorsunuz!" ifadelerine yer vermişti.

KADEM ve Fatma Şahin'e eleştiri

Köşe yazısında İstanbul Sözleşmesi tartışmalarına da değinen Dilipak, ‘felaket' olarak nitelendirdiği sözleşmenin sorumlusunu Fatma Şahin olarak gösterip, eklemişti:

Şahin hâlâ bu yönde genelgeler yayınlıyor. Toplumdaki öfke konusunda sanırım bilgi sahibi değil. KADEM bir, Fatma Şahin iki. KADEM aile ile yakın ilişkisi sebebi ile daha öncelikli olarak akla geliyor.

 

Haber Vakti, Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU