Polemiklerin vazgeçilmez tabiri: Liboş… Mucidi Emin Çölaşan çıkış öyküsünü, eski LDP Başkanı Toker, liberal ile liboş farkını anlattı

İlk defa gazeteciler Emin Çölaşan ve Uğur Mumcu tarafından 1980'li yıllarda liberal olarak tanımlanan bazı isimleri eleştirmek için kullanılan ama zamanla halk arasında bile yaygınlaşan "liboş" tabiri günümüzde de siyasi polemiklerin vazgeçilmezlerinden

Türkiye siyasetine yerleşen liboşluk tabirine dair akıllarda birçok soru var / Görsel: Independent Türkçe

Siyasette tarafların birbirlerini tanımlamak veya küçümsemek için kimi zaman alay da içeren tabirleri kullanmaları veya lakap takmaları geçmişten beri yaygın görülen bir durum.

Yıllar boyunca gerek parti gerekse sokak siyasetinde "komünist", "faşist", "dinci" gibi tabirler gerek halk arasında gerekçe kimi zaman politikacılar ve gazeteciler tarafından kullanıldı.

Bu tabirler günümüzde, geçmişte olduğu gibi sıklıkla kullanılmıyor. Fakat bunların yanı sıra 1980'lerde ve 1990'larda hayli yaygın kullanılan "liboş" tabiri günümüz hala kullanılıyor.

"Liboş" özellikle siyasi polemiklerde karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Son olarak gazeteci Enver Aysever ile komedyen Cem Yılmaz arasındaki polemikte de bir kez daha gündeme geldi.

Twitter hesabından "5 yıl önceki buluşmamızdan sonra sevgili Rüstem abimle sohbetimiz. Türkiye'de ilk defa bir afişte 'Stand up' yazdığında o afiş Rüstem abinin afişiydi" ifadelerini kullanan Yılmaz'a, Aysever cevap verdi. 

"Liboş Rüstem abinle iyi sohbet ettin umarım" diyen Aysever'in cevabı iki taraf arasında takipçilerinin de dahil olduğu bir polemiğe dönüştü.

uğur mumcu.jpg
Suikast sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu da liboş sözcüğünü ilk kullananlardan / Fotoğraf: Cumhuriyet gazetesi

 

Mucidi Çölaşan ve Mumcu

Günümüzde gündelik dile yerleşen liboş nedir?

Liberallikle bir alakası var mı?

Nasıl oldu da birçok tabir unutulurken etkisini uzun yıllar sürdürebildi?

Türkiye'de liboş sözcüğünü ilk kullananlar, Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan ile 1993'te uğradığı bombalı saldırıyla yaşamını yitiren gazeteci Uğur Mumcu oldu. 

İlk olarak hangisinin kullandığı konusunda farklı iddialar olsa da en yaygın kullananı Emin Çölaşan olduğu için, liboşun bilinmesinde, yaygınlaşmasında ve halk arasında da kullanılır hale gelmesinde en büyük pay onun.

çölaşanemin.jpg
Liboş sözcüğünün tanınmasında en büyük pay Emin Çölaşan'ın yazıları oldu / Fotoğraf: AA

 

"Bir liberal takımı vardı, kendilerini entel olarak tanımlarlardı, liboş oradan çıktı"

Dolayısıyla ilk olarak Emin Çölaşan'ı aradık ve ondan liboşun hikayesini dinledik.

Çölaşan, "Bir kere mucidi ben miyim değil miyim o konuda kafamda kuşkum var. Çünkü ilk kez ya ben söyledim ya Uğur Mumcu. Onu tam anımsamıyorum şimdi. Ama aynı günlere, aynı zamana denk gelmiş olabilir" dedi. 

Çölaşan, 1980'lerde bu tabirin ortaya atılma nedenini, "Türkiye'de o zaman bir liberal takımı vardı. Solculuktan dönen önce ANAP'a yani Turgut Özal'a, sonra Tansu Çiller'e son olarak AK Parti'ye destek veren bir kesimdi. Kendilerini entel olarak tanımlarlardı. Liboş sözcüğü oradan çıktı, liberal anlamında" sözleriyle anlattı.

"Ufak tefek bir hakaret, alay etme, küçümseme amaçlı sözcüktü"

"Liboş tabirinin bu kadar yaygınlaşacağını bekliyor muydunuz?" sorusuna "Bu kadar kalıcı olacağını bilemezdim" diye yanıt veren Çölaşan, şunları söyledi:

Doğrusunu isterseniz beklemiyordum. Açıkçası biz o zaman saldırıya geçmiştik. Onlara saldırıyorduk, liboş diyorduk. Biraz da hakaret kapsamı vardı işin içinde. Doğruları konuşmak lazım. Yıllar geçmiş üzerinden. Ufak tefek bir hakaret ve alay, küçümseme amaçlı bir sözcüktü. Bu kadar kalıcı olacağını düşünmemiştik, onu bilemezdim.

"Çok güzel bir kelimeydi, iyi oturdu liboş"

"O zaman alaycı bir ifade olarak ortaya attığınız liboş, bir zaman sonra siyasi literatürde bir kesimi tanımlamaya dönüştü. Bu durum sizi şaşırtıyor mu?” sorusuna Emin Çölaşan, "Yok. Şaşırtmıyor. Çünkü güzel bir kelimeydi, iyi oturdu liboş. Liberal, entel takımı vardı. Onlar için kullandığımız bir sözcüktü ama iyi oturmuştu" şeklinde konuşarak cevap verdi. 

"Liboşlar sindi, hazmetmek zorunda kaldılar"

Tabirin kullanılması nedeniyle kimi liberallerin damgalanmamak için kendilerini gizlemek zorunda kalıp kalmadığına ilişkin sorumuza, "Onu bilemem tabi" diyen Çölaşan, şöyle devam etti:

"Ama onlar (liboşlar) sindiler. Bu tek sözcüğün altında ezildiler. Bir şey diyemediler. Açıklama yapamadılar. 'Biz, sizin söylediğiniz anlamda liboş değiliz' diyemediler. Liboşluğu hazmetmek zorunda kaldılar."

“Hedefini buldu, iyi ki kullanmışım"

Çölaşan, tabiri kullanmış olmaktan dolayı memnun olduğunu belirterek bunu şu sözlerle dile getirdi:

"Tutmuş bir tabir. Türk siyasetinde ve halk arasında kullanılmış bir tabir. İyi ki kullanmışım. Şimdi gerek kalmıyor ama o zamanlar geçmiş yıllarda bol bol kullandık. İyi de oldu. Hedefini buldu. Türkçe diline girmiş bir sözcüktür artık. Gelecekte daha ne kadar kullanılır ne kadar kalır onu bilemem." 

"Liberallik ayrı, liboşluk ayrıdır"

Çölaşan, son olarak liboş tabirinin şu an siyaset yaşamında olan Liberal Demokrat Parti'yle de (LDP) ilgisi olmadığını kaydederek "Liberal Demokrat Parti bir isim. Orada liboşluk falan yok. Liberal olayı ayrı bir olay, liboşluk ayrı bir olay. Liberal Demokrat Parti ayrı bir olay. Orada kimse liboşluğu aklına getirmez" diyerek sözlerini tamamladı.

toker.PNG
Cem Toker'in liboşlarla liberallerin farkını anlattığı tweetlerden biri / Görsel: Twitter@tokcem

 

"Vicdanla cüzdan arasında kalmış ama kendisine liberal diyen ilkesize liboş denir"

Liboş tabirinin özellikle 1990'lı yıllarda yaygın kullanılması o dönemde gençler arasında "liboş" olarak tanımlanma endişesiyle çekingenlik yaratıyordu.

Ancak tahmin edilenin tersine liboş tabirini en çok kullanan kişilerin başında eski LDP Genel Başkanı Cem Toker geliyor.

Toker, yıllardan beri liboş ile demokrat liberalin farkını anlatıyor.

Bu konuda tweetleri de bulunuyor Toker'in.

Örneğin 19 Mayıs 2019'da attığı bir tweette aradaki farkı şöyle açıklamıştı Cem Toker:

Liboş ile liberal demokrat iki farklı kavramdır. Herkes için bireysel hak ve özgürlükleri ve bu özgürlüklerin bağımsız, tarafsız yargı ile korunmasını savunmak liberal demokratlıktır. Vicdanla cüzdan arasında kalmış ama kendisine liberal diyen ilkesize liboş denir.

cemtoker.jpg
Cem Toker / Fotoğraf: Twitter@ tokcem

 

"Liboş kavramını kullanırım"

Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Toker, kendisinin de liboş kelimesini kullandığını kaydetti. 

"Yıllardır bu kelimeyi liberal demokrat ile liboş arasındaki farkı vurgulamak için kullandım. Bu konuda bayağı mesafe kaydettiğime inanıyorum” diyen Toker, şöyle devam etti:

Piyasada liberal etiketi taşıyanların birçoğu aslında kendine 'liberalim' demez. Örneğin Altan kardeşler kendine liberal demezler. AK Parti'ye destek vermiş ama liberal etiketi taşıyan insanlar var. Atilla Yayla, Rasim Ozan Kütahyalı, Nagehan Alçı gibi. Ben onlarla aynı düşünmüyorum ama bu kişilerin adı piyasada liberal olarak geçiyor. O nedenle ben de aradaki farkı vurgulamak için liboş kelimesini de kavram olarak kullandım. 'Vicdanla cüzdan arasında kalmış liberale liboş' diyorum bazen. Bu da gerekli oldu. Örneğin 'Yetmez ama evet' diyenleri anlamıyorum. Bir liberal için hukuk devleti, yargı bağımsızlığı liberalizmin taşıyıcı kolanlarındandır. Nasıl olur da bir liberal referandumda evet der. Onlarla ters düşünce ben de liboş kavramını kullanırım. İyi de oldu. Bizim için bir farklılık yarattı.

"Gerçek liberaller, liboş tabirinden rahatsız değil"

Liboş tabirinin gerçek liberaller açısından bir sıkıntı yaratmadığını öne süren Toker, "Örneğin bir liberal eğitimde 4+4+4 düzenlemesine nasıl evet der. Çünkü o düzenlemede kanun metninde 'Peygamber Efendimiz' diye bir tabir vardı. Oysa bu ülkede farklı inançlardan da insanlar var. Bir kanun metninde böyle bir ifade olamazdı. Bu nedenle o düzenlemenin iptali için ilk başvuruyu yapan benim. Bu farklılıkları ortaya koyan kişi liberal demokrat, itiraz etmeyenler, otoriteye boyun eğip, sistemin payandası olanlara ben liboş tabirini kullanırım" değerlendirmesinde bulundu. 

özgünemre koç.jpg
Özgün Emre Koç / Fotoğraf: Independent Türkçe

 

"Liboşu, en çok solcular, Kemalistler ve milliyetçiler kullanıyor"

Siyasetçi Özgün Emre Koç da Türkiye'de liberal kelimesinin özellikle solcular, Kemalistler ve bir kısım milliyetçi kesimler tarafından karşıtlarını itibarsızlaştırmak amacıyla kullanıldığını söyleyerek, "Kendini daha solda tanımlayan solcular daha merkezde olanları liberallikle suçlar. Ya da kendi çizgisinde olmayanları" ifadelerini kullandı. 

"Sözcükte biraz yumuşatıcı, cinsiyetçi bir ifade de var"

Koç, bunda Türkiye'de politik liberalizmin tam olarak gelişmiş olmamasının ve daha çok entelektüel çevrelerde sınırlı kalmasının da etkili olduğunu kaydederek şu tespitte bulundu:

Bir diğer sorun da liberalizmin merkez sağ siyasetle karıştırılması. Örneğin Özal, Çiller, Erdoğan gibi isimlerin ve ekonomi politikalarının liberallikle özdeşleştirme anlayışının olması. Gerek Türkiye'deki bu kavram karmaşası gerekse liberalizmin tam bilinmemesi nedeniyle insanlar daha alçaltıcı olduğunu düşündükleri liboş tabirini belli kesimler içinde kullandılar. Sözcükte biraz da yumuşatıcı, cinsiyetçi bir ifade de var. Böylece kendilerince itibarsızlaştırdıklarını düşünüyorlar.

"Bu tür yaftalamalar siyasetin iletişim kanallarını kapatıyor"

Liboş sözcüğünü kullananlara karşı liberal düşünceden gelenlerin karşı taraftakilere "ulusalcı" gibi yaftalamalara girdiğini aktaran Koç, sonuç olarak bütün bu yaftalamaların siyasetin iletişim kanallarını kapattığını ve sağlıklı bir demokrasi kültürü oluşmasına engel olduğunu kaydetti.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU