Ukrayna'ya giden yabancı savaşçıların yakalanmaları halinde "statüleri" ne olacak, "casus" mu yoksa "esir" mi sayılacaklar?

Ukrayna gönüllü yabancı savaşçıları davet ederken, Rusya, bu kişileri yakalamaları halinde esir saymayacaklarını açıkladı. Uluslararası hukuk uzmanı Erman ve emekli general Aydoğan, yakalanmaları halinde gönüllüleri bekleyen olasılıkları anlattı

Ukrayna'ya gönüllü savaşmaya geldikleri iddia edilen bir grup savaşçı  / Fotoğraf@Militarylandnet

Rusya-Ukrayna savaşı, hız kesmeden sürüyor. Bir taraftan müzakereler diğer taraftan çatışmalar sürerken insani koridorun açılması da aralıklarla hayata geçiriliyor.

Savaşın yol açtığı tahribat, dünya getirdiği ekonomik yük tartışılırken Ukrayna'ya davet edilen "yabancı savaşçı" konusu da tartışılıyor.

Neredeyse savaşın başladığı ilk günden itibaren Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dünyaya çağrıda bulunarak kendileriyle savaşacak yabancı gönüllüleri ülkesine davet etti.

Yapılan ilk açıklamalarda 16 bin yabancı gönüllünün savaşmak üzere Ukrayna'ya geleceği iddia edilirken Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, CNN'e verdiği demeçte "Çoğunluğu Avrupa'dan olmak üzere yaklaşık 20 bin kişi var" diyerek sayıyı yeniledi.

Bu arada ilk gelen yabancı askerlere dair bazı görüntüler de medyaya yansıdı.

Gelenler arasında Birleşik Krallık ordusunda deniz piyadesi olarak görev yapıp emekli olan bazı kişilerin de olduğu iddia edildi.

Rusya: Savaş esiri saymayız

Rusya Savunma Bakanlığı'ndan geçen günlerde Ukrayna'ya yardıma gelecek yabancı savaşçılara dair yapılan açıklamada, "Ukrayna'ya savaşmaya gelen tüm batılı paralı askerler savaş esiri olarak muamele görme hakkına sahip olmayacak" denilmişti.

Rusya'nın bu açıklaması, Ukrayna saflarında savaşırken Rus ordusunca yakalanabilecek yabancı savaşçıların farklı suçlamalarla yargılanabileceği ihtimalini doğurdu.

barışerman.jpg
Barış Erman / Fotoğraf: Independent Türkçe

 

"Yabancı paralı askerler savaş esiri statüsüne girmiyorlar"

Peki uluslararası hukuk bu işe ne diyor? Uluslararası hukuk uzmanı Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Barış Erman, Cenevre Sözleşmesi'nin 1.ek protokolünün 47. maddesine göre yabancı bir ülke adına savaşan paralı askerlerin yakalanmaları halinde "savaş esiri" statüsündeki haklardan mahrum bırakıldığını ancak 75. maddeye göre "adil yargılanmalarının" güvence altına alındığını söyledi.

"Gönüllü gelip savaşanlara savaş esiri muamelesi yapılması gerekir"

Peki herhangi bir para almayıp sadece gönüllü olarak gelenlerin durumu ne?

Erman, bu soruya şu cevabı verdi:

Paralı asker statüsünde olmak için silahlı çatışmaya katılırken esas ilkenin şahsi maddi kazanç olması belirleyici. Dolayısıyla bu şekilde değil de sembolik bir kazanç veya gönüllülük esasına göre katılanlar paralı asker olamaz ve bu kişilere savaş esiri muamelesi yapılması gerekir.

gönüllü1.jpg
Erman, paralı askerlerin yakalanmaları halinde esir statüsünde değerlendirilmediğini söyledi 

 

"Gönüllü dahi olsalar Rusya yakalananların paralı asker olduğunu iddia edecektir"

Ancak tabii bu da uygulamada çok kolay değil. Erman, bu noktadaki belirsizliğin, "Yakalanan kişilerin para karşılığı görevlendirilip görevlendirilmeyeceğini kim bilecek?" sorusunu gündeme getirdiğini ifade ederek, "Rusya, 'Bunlar varsayım', 'hepsi paralı asker' diyerek savaş esiri statüsünden mahrum bırakmaya çalışacak" ifadelerini kullandı. 

Erman, Rusya'nın kendi savaş hukukunda da Cenevre Sözleşmesi'yle paralel biçimde paralı askerlere savaş esiri muamelesi yapılmayacağının belirtildiğini kaydetti.

Rusya savaş hukukunun yakalanan yabancı paralı askerleri casuslarla aynı kategoriye koyduğunu hatırlatan Erman, bunun da yakalananların casusluk suçlamasıyla yargılanabileceğini işaret ettiğini vurguladı. 

guantanamo.jpg
ABD, Bush Doktrini kapsamında farklı ülkelerde yakaladığı İslamcı militanları Guantanamo Adası'na hapsetmişti / Fotoğraf: BBC

 

Ukrayna'ya gelen gönüllüleri "Bush Doktrini" riski mi bekliyor?

Erman'ın verdiği bilgiye göre hukuka uygun olmasa dahi Ukrayna lehine gönüllü savaşırken yakalanacak kişileri bekleyen bir risk daha var: Bush Doktrini.

Eski ABD Başkanı George Bush tarafından 11 Eylül 2001'de meydana gelen saldırıların ardından ortaya konan çeşitli dış politika ilkeleri "Bush Doktrini" olarak tarihe geçmişti.

Erman, Bush'un Afganistan ve Irak müdahaleleri döneminde bu ülkelerle değil uluslararası terörle savaştıklarını iddia ederek buralarda yakaladığı yabancı İslamcı militanları savaş esiri saymayıp, terörist olarak nitelediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Düşman, muharip, suçlu gibi bir ara kategori yaratıp bu insanları Guantanamo Adası'nda hapsettiler. Ne Cenevre Sözleşmesi'nden yararlandırdı ne de ABD iç hukukunun yargılanan insanlara tanıdığı hakları kullandırdı. Bu uluslararası hukuk tarafından hiçbir şekilde geçerliliği olmayan bir düşman hukuku olarak kabul edildi.

"Rusya'nın da kafasında ara bir kategori olabilir ama uluslararası hukukta karşılığı yok"

Erman, Rusya'nın açıklamasından kafasında böyle bir ara kategori olduğu sonucunun çıkarılabileceğini belirterek, "Ancak bunun uluslararası hukukta bir karşılığı yok. Bush Doktrini de hukuken geçerli bir doktrin değildir" diyerek sözlerini bitirdi.

osmanaydoğan.jpg
Osman Aydoğan / Fotoğraf: Twitter

 

"Ukrayna meşru müdafaada, desteğe gelenler de esir sayılır"

Emekli Tuğgeneral Osman Aydoğan ise Rusya'nın yakalanan yabancı gönüllülerin esir statüsünde sayılmayacakları yönündeki beyanının havada kalacağını öne sürdü. 

Aydoğan, şunları söyledi: 

"Bir kere kendi savaşı hukuksuz. Birleşmiş Milletler'in (BM) 1. maddesinde savaş ilanından önce tarafların görüşmesinin esas olduğunu belirtir. Rusya, hiçbir görüşme ve savaş ilanı olmadan saldırıya geçti. Kendisi savaş suçu işliyor. Karşı taraf meşru müdafaa halinde. Gönüllü yabancılar da bu meşru müdafaaya destek için geliyor. Dolayısıyla esir düşmeleri halinde savaş esiri statüsüne girerler." 

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU