İsrail savaş suçlarını yasallaştıran askeri planı onayladı

Plan, öncelikle Hizbullah ve İran’a yönelik olası bir çatışma riskine karşı formüle edilmiş olmasına rağmen Yüzyılın Anlaşması’nın ilanını takiben güvenlik önlemleri kapsamında onaylandı

​Gazze Şeridi sınırında konuşlanmış İsrail kuvvetleri / Fotoğraf: AFP

İsrail Savunma Bakanı Naftali Bennett, "İsrail ordusunun bir sonraki savaşta daha ölümcül olacağını ve askeri planının sivilleri hedef alacağını" söyleyerek, Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi tarafından hazırlanan ve Tnuva (Savunma Gücü) adlı askeri planın onaylandığını açıkladı.

Zamanlama, çeşitli soruları gündeme getirdi

Bu onayla eş zamanlı olarak İsrail ordusu, Yüzyılın Anlaşması'nın Batı Şeria ve Gazze Şeridi üzerindeki güvenlik açığı olasılığını araştırıyor. Bu çerçevede bazı kesimler, Bennett'in söz konusu plana onay vermesinin 'masum olmadığını ve tesadüfen gelişmediğini' belirtti.

Öyle ki durumun, seçim kampanyası önceliğinde güvenlik koşullarıyla ilgili olmadığı, aksine bu tür bir onayın, olası bir güvenlik durumunda İsrail'deki karar vericilerin ve askeri liderliğin benimsediği yaklaşımı esneterek tekrar etme anlamına geldiği kaydedildi. 

Plan, öncelikle Hizbullah ve İran’a yönelik olası bir çatışma riskine karşı formüle edilmiş olmasına rağmen Yüzyılın Anlaşması’nın ilanını takiben güvenlik önlemleri kapsamında onaylandı. Zira anlaşma da orduya, başta Gazze olmak üzere planın bazı hükümlerini yürürlüğe koyma fırsatı sağlayacak.

Planın ayrıntıları

Bennett, Kochavi ve ordu içerisinden üst düzey subaylarla bir araya gelirken, planın ayrıntılarını, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki güvenlik durumun bir özetini ve ordunun olası bir çatışma riskine karşı hazırlıklarını ele aldı. Aynı şekilde toplantı, Tnuva planını görüşmek üzere orduda tuğgeneral rütbesine ait tüm subayların katılımıyla 27 Ocak’ta düzenlenirken, Yüzyılın Anlaşması’nın arka planında Batı Şeria ve Gazze’deki güvenlik tırmanışına ilişkin endişeler de masaya yatırıldı.

Bennett ayrıca, İsrail ordusunun "farklı cephelerde savaşmaya, silah satın almaya, yeni yetenekler geliştirmeye ve eğitimi iyileştirmeye" hazır olduğu hususunda da bir dizi karara onay verdi.

"Düşmanlarımızı yormalıyız"

Tnuva, birkaç yıllık bir plan. Bu çerçevede Bennett de İsrail ordusunu savaşlar sırasında daha gelişmiş ve saldırgan hale getirmeyi amaçladığına dikkati çekti. Plan, merkezine ‘düşmanı büyük ve karmaşık cephelerde hızlı ve güçlü bir şekilde hezimete uğratma’ ilkesini koyuyor. Bu çerçevede planın hazırlayıcısı Kochavi, İsrail ordusunun son yıllarda aldığı en önemli derslerden birinin de ‘ordunun, hızlı ve kararlı bir şekilde savaşları kazanma gerekliliği’ olduğuna dikkati çekerken, "Düşmanlarımızı yormalıyız" ifadelerini kullandı.

Planın bazı maddelerinin yeniden gözden geçirildiğini belirten Kochavi, bölgenin tanık olduğu gelişmelerin, eski askeri stratejileri etkisiz hale getirerek, yeni askeri düşüncelerin geliştirilmesini gerektirdiğini vurguladı.

Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi, "Suriye ordusu geçmişte Golan Tepeleri’ni yakınlardaki İsrail yerleşkelerine saldırmak için kullanıyordu. Bu durum, İsrail ordusunu, bölgeyi ele geçirmeye itti. Ancak durum, Suriye’nin birkaç yıl sonra, 1973 savaşında İsrail’e saldırmasını engellemedi. Bu yüzden Golan’ı işgal etmek ve belirli bir hatta ulaşmak yeterli değildi. Düşmanın silahlarını yok etmeliydik" değerlendirmesinde bulundu.

Savaş suçları işleme planı

Kochavi, onaylanmadan önce söz konusu planı gözden geçirirken ve bazı uzmanlarla ciddi şekilde tartışırken, bazı taraflar planı "Savaş suçları işleme planı" olarak nitelendirdi.

Planın merkezinde, bölgedeki sivillerin katledilmesi olduğu vurgulandı.

İsrail ordusu, uluslararası düzeyde yasaklanmış birçok silaha sahip. Bu silahlar, daha önce Lübnan’da ve Gazze’deki askeri operasyonlarda da kullanıldı. Bu silahların en yenisi de onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan ve binlercesini yaralayan fosfor bombalarıydı.

Kochavi’nin planı incelemesi sonrasında beklentiler yoğunlaşırken, Bennett’in de plana onay vermesi, ‘sadece içerik açısından değil, aynı zamanda gerekli olan bütçenin boyutu açısından da’ tartışmaları beraberinde getirdi.

Söz konusu plan, ‘iki savaş arasında çatışmalara’ odaklanan ve İran’a bağlı hedeflerle Hizbullah’ı bombalamayı hedef alan eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot’un ortaya koyduğu Gideon planının yerini aldı. Eizenkot’un planı, kara silahını ve caydırıcılığı güçlendirmeye odaklanmıştı.

‘Düşmanı yok etme’

Kochavi’nin planı, farklı bir düzeyde ortaya koyuldu. Bu çerçevede ‘düşmanı yok etme’ hedefini taşıdığı belirtildi. Plana göre liderlik, savaş sonrasında her iki taraftan ölen ve yaralananların sayısı uyarınca savaş birimlerinin de değerlendirmesini yapacak.

Kochavi’nin planda ortaya koyduğu hedef ise; savaşı hızlı şekilde bir sonuca ulaştırmak ve düşman gücünün yüzde 50’den fazlasını ortadan kaldırmak.

İsrail’deki uygulamaların aksine Kochavi, plan uyarınca hükümetten, savaş kararı aldıktan sonra savaşa müdahale etmemesini de talep ediyor. Bu eğilimin, 2006 yılındaki İkinci Lübnan Savaşı sonrasında yaşanan büyük tereddüt halinin sonrasında geldiği görülüyor.

Karasal işgal

Aviv Kochavi projesi, aynı zamanda savaşta karasal işgalin önemine de değiniyor. İsrail hükümetlerinin, genel olarak ölüm ve yaralanma vakalarından kaçınmak için bölgesel operasyonlara dair endişe yaşadığı biliniyor. Birçok devlet kurumu ve askeri rapor da kara çatışmaları sırasında çok sayıda hata yapıldığını ortaya koyarken, saldırı gücünün, ordu hazırlıklarının, hatta mekanizmalarının zayıfladığına dikkati çekti.

Kochavi, planda, Lübnan’dan ‘düşman devlet’ ismiyle söz ederken, Lübnan’ın altyapısının büyük bir kısmının da ‘hükümetin sorumluluğu altında faaliyet gösterdiğini ve Hizbullah’ın savaş yeteneklerine hizmet ettiğini’ vurguladı. Bu çerçevede Hizbullah’ın silahlanmasına katkı sağlaması halinde Beyrut Havalimanı yok edilecek. Bu durum, Gazze için de geçerli.

Kochavi, "İsrail’in merkezi stratejik zorluğu, başta İran kuvvetleri, Suriye’deki diğer güçler ve Hizbullah’ın hassas füze projesi olmak üzere kuzey bölgede yatıyor" ifadelerini kullandı.

 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Independent Türkçe için çeviren: Kübra Şahin

independentarabia.com/node/8979

DAHA FAZLA HABER OKU