Muhalefeti ya vezir edecek ya rezil edecek!

Yazar, düşünür Lütfü Oflaz Independent Türkçe için yazdı

Ekrem İmamoğlu muhalefet için, ama özellikle ana muhalefet için, sadece bir belediye başkanından ibaret değildir.

O, kendisini destekleyen kesimler için umut demektir.

Gelecekte daha yüksek mevkilerde, makamlarda görmeyi umut ettikleri kişi demektir.

Peki ama İmamoğlu, bunun bilincinde midir?

Ve de İmamoğlu, şunun da bilincinde midir?

Bilmelidir ki kendisine İstanbul Belediye Başkanlığı’nı kazandıran tepki oylarıdır.

Mesela Gezi isyanında Atatürkçüsüyle, sosyalistiyle, ülkücüsüyle, Kürt’üyle, çevrecisiyle, antikapitalist Müslüman’ıyla, kısacası tüm muhalefetin AKP iktidarına olan tepkisi ayaklanmıştır.  

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde Ankara’dan İstanbul’a yürünen Adalet Yürüyüşü’nde de, muhalefetin AKP iktidarına olan tepkisi ayaklanmıştır.

AKP iktidarına karşı uzun yıllar boyu oluşan tepkiler, birike birike 31 Mart seçimi öncesinde bardağı taşıracak noktaya varmıştır.

İşte Ekrem İmamoğlu, bu bardağı taşıran son damladır.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İmamoğlu, 31 Mart seçiminde CHP’liler, İYİ Parti’liler, HDP’liler başta olmak üzere muhalefetin oylarını almıştır.

Böylelikle 13 bin oy farkla İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini kazanmıştır.

Ancak onun kazandığı seçimi AKP iktidarının iptal ettirmesine, AKP tabanının önemli bir kısmı da tepki göstermiş ve 31 Mart seçimde İmamoğlu’na oy vermeyen AKP’liler de 23 Haziran seçiminde ona oy vermiştir.

Bunun sonucunda 13 binlik oy farkı 807 bine fırlayıvermiştir.

Kısacası, İmamoğlu’na seçimi kazandıran tepki oylarıydı.

Özellikle 23 Haziran seçimi öncesinde AKP iktidarına karşı öylesine bir tepki oluşmuştu ki, İmamoğlu da Hahamoğlu da olsa o tepki oylarını alırdı!

Evet, İmamoğlu tepki oylarını alarak İstanbul Belediye Başkanı oldu.

Ama sonra ne oldu?

İşbaşı yaptığı andan itibaren kolları sıvayıp, gecesini gündüzüne katıp çalışacağına tatile gitti.

Bir kere de değil, birkaç kere tatile gitti.

Oysa hiçbir işte, yeni işe başlayan bir kişinin bir yıl çalışmadan tatil hakkı değildi.

İstanbul’u sel aldığında İmamoğlu tatildeydi.

İstanbullu sel sularında boğulurken, o yatla açıldığı Bodrum’un sularında yüzmekteydi.

İstanbul’la bağını, ilgisini kesmişti.

O kadar ki sel felaketi sırasında kendisini arayan İstanbul Belediye Başkanvekili’nin, yani kendisine en yakın yetkilinin telefonuna bile cevap veremeyecek kadar ulaşılamaz hale gelmişti.

Sel felaketinin ertesi günü İstanbul’a gelmiş, yarım gün kaldıktan sonra tekrar tatil yaptığı Bodrum’a gitmişti.

Oysa seçilmeden önce “İstanbul’a hizmet etmek için kaybedecek bir saniyem bile yok; benden önceki belediye başkanlarından iki kat daha fazla çalışacağım” demişti.

Gece demeden, gündüz demeden, tatil demeden çalışacağına söz vermişti.

Ama o İstanbul Belediye Başkanlığı görevine başlar başlamaz, birikmiş sorunları çözmek için kolları sıvayıp var gücüyle çalışmaya başlayacağına, tatile gitti.

Çalışmadan tatile gitmek hakkı değildi.

Neyse uzatmayalım; İmamoğlu belediye başkanlığının ilk günlerinde iyi bir sınav vermedi.

Kendisini destekleyenler de dahil tepkileri üzerine çekti.

Tepki oylarıyla gelen tepki oylarıyla gider; İmamoğlu bunu iyi bilmeli!

İmamoğlu şunu da iyi bilmeli ki İstanbul Türkiye’dir.

İstanbul Belediye Başkanı demek, Türkiye’de en yüksek mevkilere, makamlara aday kişi demektir.

Recep Tayyip Erdoğan buna örnektir.

İstanbul Belediye Başkanlığı onu başbakanlığa ve de cumhurbaşkanlığına yükseltmiştir.

Yazımın başında da dediğim gibi, İmamoğlu kendisini destekleyenler için sadece bir belediye başkanından ibaret değildir.

O, kendisini destekleyenler için umut demektir.

Gelecekte daha yüksek mevkilerde, makamlarda görmeyi umut ettikleri kişi demektir.

O, bu umudu ya yaşatacak ya öldürecektir.

Umudu yaşatmak için halka hizmet üstüne hizmet etmek gerekir.

“Halka hizmet etmek için kaybedecek bir saniyem bile yok” bilinciyle hareket etmek gerekir.

Gece demeden, gündüz demeden, tatil demeden halkın, kentin sorunlarını çözmek için var gücüyle çalışmak gerekir.

İmamoğlu bunu yapmazsa, tarihe umudun katili olarak geçecektir!

Başta ana muhalefet olmak üzere, kendisini destekleyen muhalefetin iktidara gelme umudunu paramparça edecektir.

Başka bir ifadeyle, muhalefeti ya vezir edecek ya rezil edecektir!

 

 

* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU