"Bir çocuk akran zorbalığı yapıyorsa veya buna maruz kalıyorsa, evde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalmıştır"

Canan Duman, Independent Türkçe için psikoterapist Dr. Timur Harzadın ile konuştu

Fotoğraf: Pinterest

Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, okullarda ele alınması gereken öncelikli sorun alanları arasında yer alıyor.

Okulların yanı sıra toplumun her kesimini tehdit ve rahatsız eden zorbalıklar, başta çocukların ruh sağlığı olmak üzere toplum psikolojisi için de bir tehdit oluşturuyor. 

Peki, ebeveynler ya da eğitimciler bunun ne kadar farkında?

Akran zorbalığına maruz kalan çocukları aileleri nasıl anlar?

Okul ortamında zorbalığı önlemek için neler yapılmalıdır?

Akran zorbalığı uygulayan ve buna maruz kalan çocuklarla ilgili bilinmesi gerekenleri psikoterapist Dr. Timur Harzadın ile konuştuk. 
 

TİMUR HARZADIN (2).jpg
Psikoterapist Dr. Timur Harzadın

 

- Anne baba yaklaşımlarının ve tutumlarının, çocukların yetiştirilme tarzlarının zorba kişiler üzerinde bir etkisi var mı? Çocuklar, ailelerinden gördükleri şeyi mi öğreniyorlar? 

Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için üç temel koşul vardır.

Bunlar bireye kasıtlı zarar vermeyi amaçlamak, zarar verici davranışların bir süre devam etmesi ve zorbalar ile zorbalığa uğrayan/kurbanlar arasında kesin bir güç dengesizliğinin bulunması olarak tanımlanabilir. 

Bir çocuğun zorbalık yapması veya kurban rolünde olması genellikle ailede gördüğü bazı döngülerin tekrarı şeklindedir.

Aile içinde yaşanan şiddet bir süre sonra çocuğa da travma olur. Aileden aldığı

bu travmayı çocuk bir süre sonra okulda diğer çocuklarda tekrarlar.Eğer çocuk evdeki zalim kişiyle özdeşim yaptıysa okulda da zorbalık yapma yoluna gidecektir.

Bunun tersine çocuk evdeki şiddet gören kişiyle özdeşim yapmışsa okulda kurban rolüne girecektir. 

Sonuç olarak bir çocuk akran zorbalığı yapıyorsa veya buna maruz kalıyorsa, evde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalmıştır ya da evde var olan şiddete tanıklık etmiştir. 
 

6.jpg
Fotoğraf: Twitter

 

"Zorbalık yapan kişilerde genellikle intikam alma, popüler olma, özel hissetme ve beğenilme arzusu vardır"

- Zorba, zorbaca davranışları için neden özellikle okulu seçiyor?

Zorbalık yapılabilmesi için zalim ve kurban olması gerekir. Zalimin kurbana zorbalık yapabilmesi için kurbanın koruyucusunun olmaması önemlidir.

Bu yüzden de okulda ders aralarında veya okul çıkışında bunu yapmak daha kolay olacaktır.

Buradaki amaç, yanında bir yetişkinin olmadığı ve koruyucusu olmayan bir kurbana zorbalığı kolay bir şekilde yapabilmektir.


- Zorba, mağduru neye göre belirliyor? 

Zorbalık yapan kişilerde genellikle intikam alma duygusu, popüler olma, özel hissetme ve beğenilme arzusu vardır.

Daha derindeki duygular ise değersizlik, başarısızlık ve belki de kimsesizliktir.

Örneğin evde babanın anneye şiddet gösterdiği bir ortamda büyüyen çocuk babayla özdeşim yapar ve kişilik olarak anneye benzeyen bir insanı zorbalık yapmak için seçer.

Zorbalık yaparken de içinde hissettiği ve baş edemediği kötü duyguları öteki kişiye yükler.

Bu zorbalık davranışı sayesinde kendindeki kötü duygular kurban kişiye yüklenmiştir. Zorba insan bu şekilde kendini rahatlamış ve güçlü hisseder. 
 

5.jpg
Fotoğraf: Pinterest

 

- Mağdur çocuğa hangi duygusal saldırılar uygulanıyor? Zorba, duygusal saldırı dışında başka yollar deniyor mu? 

Zorbalık; fiziksel zorbalık, sözel zorbalık, eşyasına zarar verme şeklinde zorbalık, ilişkisel zorbalık, cinsel zorbalık veya sanal zorbalık şeklinde olabilir.

Fiziksel zorbalıkta kasıtlı bir şekilde kurbana acı vermeye ve yaralamaya yönelik davranışlar, kurbanın parasını ya da malzemelerini kendisinden zorla almak söz konusudur. 

Sözel zorbalık, kurbanı telefonla rahatsız etmek, aşağılamak, tehdit etmek, kurbana aşağılayıcı isim takmak, sözlü tacizlerde bulunmak, doğru olmayan ve kötü niyetli dedikodular yaymak şeklinde görülür.

Mala veya eşyaya zarar verme durumlarında kişinin kitaplarına zarar verme, kıyafetlerini yırtma, eşyasına zarar verme gibi eylemler görülür.

İlişkisel zorbalıkta planlı ve sistematik bir şekilde kurbanın kişiliği yok edilmeye çalışılır.  Kurban akran grubunda yalnızlaştırılır ve giderek dışlanır.

Cinsel zorbalık, fiziksel zorbalığa göre daha az rastlanılan bir durumdur. Cinsel zorbalıkta, cinsel içerikli sözlere ve tavırlara maruz kalma söz konusudur. Kişi hakkında cinsel içerikli dedikodular yapılabilir.

Bu durum kurbanın cinsel gelişimini ve ilerideki cinsel yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir.

Sanal zorbalığı, bir ya da birden fazla kişinin elektronik iletişim araçları ve cep telefonunu kullanarak yaptığı zorbalıktır.

Belirli bir zaman süresi içerisinde tekrar tekrar kendisini savunma gücüne sahip olamayan kurbana yönelik ortamda gerçekleşen kasıtlı saldırgan davranışlar vardır.


- Mağdur çocuk sorununu anlatmıyorsa onun akran zorbalığına maruz kaldığını ailesi nasıl anlar? 

Başlangıç döneminde çocukta bir içe kapanma insanlarla ilişki kurmama görülmeye başlar.

"Ben başarısızım", "Ben beceriksizim", "Ben yeterli değilim" gibi kendini suçlama cümleleri görülebilir. Zaman ilerledikçe özgüveni giderek düşer.

Aile herhangi bir konuda çocuğu zorladığında hızlı bir şekilde öfkelenme ve saldırgan davranışlar görülebilir.

Daha önceden çocuk için eğlenceli olan ve keyif veren konulara ilgi giderek azalır. Eskisi gibi mutlu değildir ve eğlenceli davranışlara ilgisi azalmıştır.

Okul yönetiminden ve ailesinden yardım isterse "muhallebi çocuğu" ve "ispiyoncu" damgası yiyecektir. Bu yüzden de giderek okula olan ilgisi azalır ve okula gitmek istemez.

Aile, okula gitmesi için zorlarsa giderek hastalanmaya başlayabilir. Hastalıklar sayesinde okuldan uzaklaşması kolaylaşır. Süreç bu şekilde devam ettikçe giderek okul başarısı düşer.
 

px.jpg
Fotoğraf: Pixabay

 

"Evde 'hayır' deme yeteneği gelişmemiş olan bir çocuğun okulda da 'hayır' demesi kolay olmayacaktır"

- Zorbalığa maruz kalan çocuk neden sınır koyamaz? Kendini nasıl savunabilir? 

Zorbalığa maruz kalma ihtimali olan çocukların benlik saygısı düşüktür. Depresyona yatkınlığı daha fazladır.

Bu kişilerde genel olarak sürekli bir kaygı hali vardır. Var olan ruhsal problemleri sebebiyle bu çocuk diğer insanlara sınır koyamaz.

Özellikle aile içinde de sıklıkla sınırları ihlal edilen ve şiddete maruz kalan çocukların okulda zorbalığa maruz kalma ihtimali daha yüksek olacaktır.

Akran zorbalığı konusunda hem dünyada hem de Türkiye’de yapılan çalışma sayısında her geçen gün artmaktadır.

Zorbalığa önlemede öğrencilere eğitim verilmesi konunun en önemli noktalarından birisidir.

Özellikle kurban kişilere yönelik duyarlılıklarının arttırılması konusunda öğrencilerin bilgilendirilmesi çok yararlı olacaktır.

Bu eğitimlerde zorbalık yapan kişinin tutum ve davranışlarına tepki gösterilmesi yolları öğretilir.

Buna ilaveten zorbalık yapan kişilere de kurbanlara karşı empati yapma becerisi kazanması ve merhamet etme becerisine sahip olabilmesi hedeflenir.

Eğer aile içinde çocuğun sınırlarına saygı gösterilirse ve çocuğun "hayır" demesine izin verirlerse benzer davranışı; yani "hayır" diyebilmeyi okulda da yapabilmek daha kolay olacaktır.

Ancak günümüzde birçok ebeveyn farkında olmadan çocuğunu işgal etmekte ve çocuğun "hayır" demesine izin vermemektedir.

Evde "hayır" deme yeteneği gelişmemiş olan bir çocuğun okulda da "hayır" demesi kolay olmayacaktır.

Bu yüzden de aile içinde sınırların korunduğu ve çocuğun mahremiyetine saygı gösterildiği durumlarda çocuğun okulda kendisini savunması daha kolay olacaktır.

Bunların dışında aile çocuğun sözel ve sözel olmayan davranışlara dikkat etmeli, söyledikleri dikkatli dinlenmeli ve anlamaya çalışılmalıdır.

Çocuğun yaşadığı problemleri ailede anlatabilmesi için cesaret verilmelidir.

Örneğin "Sizin sınıfınızda öğrenciler birbirine baskı yapıyor mu, sana bunu yapan oldu mu, bazen sen de birilerini yapıyor musun" gibi sorular sormak çocuğun kendisini açmasını ve aileyle iletişim kurmasını sağlayacaktır.
 

1.jpg
Fotoğraf: Twitter

 

"Ev içinde yaşanan zorbalık ve şiddet çocukta özgüven düşüklüğü yaratır"

- Zorbaların özgüveni yok mu? 

Zorba insanlar yalnız kaldığı zamanlar kendilerini özgüvensiz ve zayıf hissederler.

Bu düşük özgüvene tahammül edemedikleri için, iç dünyasında var olan kötü duyguları bir kurbana yükleme ihtiyacı hissederler.

Sonuç olarak bir zorbanın kendini rahatlatabilmesi için bir kurbana ihtiyacı vardır. Çünkü kurban kötü hissettikçe ve özgüvensiz oldukça zorba kişi kendini daha özgüvenli ve güçlü hisseder. 

Aslında bu durum travmanın nesiller nesile aktarılması gibi bir durumdur. Ev içinde yaşanan zorbalık ve şiddet çocukta bir özgüven düşüklüğü yaratır.

Bu çocuk da okula gider ve orada kendisinden zayıf bir kurban bulur. Daha sonra da evde kendisine verilen kötü duyguları bu kurbana transfer ederek rahatlar. 
 

px1.jpg
Fotoğraf: Pixabay

 

- Zorba büyüdüğünde, yetişkinliğinde de zorbalığa devam ediyor mu? 

Zorba büyüdüğünde ve yetişkin olduğunda zorbalığı genellikle devam eder. Ancak kimi durumlarda bu süreç form değiştirebilir.

Örneğin zorba bir kişi yönetici olduğunda farkında olmadan altında çalışan kişilere mobbing uygulayabilir.

Eğer kişi bunu fark edebilirse kendini frenlemek için bağımlılıklar geliştirebilir. Örneğin sigara, alkol ve uyuşturucu kullanabilir. Süreç daha da ilerlerse bir süre sonra duygular bedene yansır ve kişide bedensel hastalıklar gelişir.

Zorba kişiler yetişkinlik döneminde romantik ilişkiler yaşadığında sıklıkla problem yaşarlar.

Başlangıçta ilişki güzel ve sağlıklı bir şekilde başlasa bile zamanla baskı yapmak ve kıskançlık davranışları görülebilir. İlişki ilerledikçe yapılan baskı ve zorbalık artar.

Bu zorbalık daha sonra çocuklara da yapılır ve bu sayede travma çocuklara transfer edilir.

Başlangıçta güzel ve mutlu bir şekilde ilerleyen ilişki, zaman ilerledikçe çatışmalı bir hale dönüşür ve boşanmayla sonuçlanabilir.
 

p.jpg
Fotoğraf: Pixabay​​​​​​​

 

- Bilgisayar oyunlarının, dizilerin, çizgi filmlerin zorba davranışlar üzerinde bir etkisi var mı?

Bilgisayar oyunları, diziler ve çizgi filmlerde bol miktarda şiddet ve saldırganlık sahneleri görmekteyiz.

Bu sahnelerin kişinin ruhsal gelişimine olumlu veya olumsuz etkileri olabilir.

Zorbalık yapan ve bunun farkında olmayan bir insan bu tarz sahnelere maruz kaldıkça giderek ruhsal anlamda daha kötü bir hale dönüşebilir.

Böyle bir kişi zamanla insanlara ve kendine daha çok zarar verebilir. Çünkü gördüğü sahneler içindeki saldırganlığı daha da artıracak ve yaşı ilerledikçe çevresine daha fazla eziyet edecektir.

Ancak bu süreç bazen tersine de işleyebilir. Zorba olduğunun farkına varmış bir kişi bu durumdan hoşnut olmayabilir ve bundan kurtulmak için çare arayışına girebilir.

Böyle bir insan ise saldırganlık ile ilgili sahneleri izledikçe iç dünyasındaki olumsuz duyguları kendi kendine boşaltmaya başlar.

Süreç ilerledikçe de bir süre sonra insanlara daha iyi empati yapan ve onlara zarar vermeyen bir kişiye dönüşebilir.

Tabii ki böyle durumlarda yapılacak en faydalı şey ilave olarak bir uzmandan destek de almak olacaktır. 


"Aile içi şiddet sonlandığı zaman bir süre sonra okuldaki şiddet de buna paralel olarak sonlanacaktır"

- Okul ortamında zorbalığı önlemek için neler yapılabilir?

Zorbalığın önlenmesi için en önemli konu, bunu yapmayan insanları gözlemlemek ve onları modellemektir.

Buna ilaveten teorik anlamda eğitim verilmesi de konunun sağaltımı için yararlı olacaktır.

Örneğin bir okulda öğretmenlerin birbiriyle ilişkisinin sağlıklı olması ve okul yönetiminin öğretmenlere psikolojik anlamda baskı uygulamaması öğrenciler için olumlu bir model olabilir. 

Günümüzde ailelerin de okul yönetimine ve okuldaki öğretmenlere çeşitli konularda psikolojik baskı yaptığını sıklıkla görmekteyiz.

Bu zincirin bu şekilde devam etmesi bir süre sonra duyguların en zayıf halka olan öğrencilerde birikmesine sebep olabilir. 

Bu problem sadece okulda yaşanan bir akran zorbalığı şeklinde basitleştirilmemelidir.

Çözüm olarak tüm ülke çapında bu konularla ilgili hem ailelere hem okuldaki öğrencilere ve hem de öğretmenlere belirli periyotlarla eğitimler verilmelidir.

Yapılacak çalışmalar sonrasında aile içi şiddet sonlandığı zaman bir süre sonra okuldaki şiddet de buna paralel olarak sonlanacaktır.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU