G-20 Zirvesi: Ekonominin toparlanması ve dünya barışı

G-20 ülkelerinin nihai bildiri taslağı üzerindeki tartışmaları, büyümenin yeniden sağlanması, istihdamın yaratılması ve salgının sonuçlarının üstesinden gelmek için ortak eylemin önemi üzerine odaklandı


Her yıl düzenlenen G20 Zirvesi Dünya Liderleri için "Aile Fotoğrafı", 20 Kasım 2020, Diriyah, Suudi Arabistan'daki Suudi Arabistan'ın UNESCO Dünya Mirası listelerinden biri olan At-Turaif'teki Salwa Sarayı'na yansıtıldı / Fotoğraf: Reuters

Dünyanın yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) ile boğuştuğu bir zamanda bütün gözler Suudi Arabistan'a dönüyor. Suudi Kralı Selman bin Abdulaziz başkanlığında toplanacak olan zirvenin sonuçları dört gözle bekleniyor.

Çünkü üye devletlerin öneminin ve ağırlığının yanı sıra almış oldukları kararların halkların yaşamı üzerinde önemli etkileri var.


Dünya halkları geçtiğimiz yıl boyunca hüsran, acı ve korku içinde yaşadı. Zirvenin dünyayı saran trajedi ve felaketlere hitap edebilecek etkili çözümler bulmaya kararlı olduğu açık.

Çünkü insanların kendilerini rahatlatacak, barış ruhunu yayacak ve güven köprüleri kuracak birine ihtiyacı var. Hassas bir aşamadan geçiyoruz.

Herkes, üyelerinin ciddi taahhütlerini içeren ve halkların beklentilerini gerçekleştirmek adına işbirliği ve katılım temelinde ilerlemeyi öngören bir bildiriyi dört gözle bekliyor.


Koronavirüsünün ortaya çıkmasından bu yana bir yıl geçti. Herkeste mevcut durumun devam etmesi ve küresel ekonomisinin geleceğinin belirsizliğine yönelik bir endişe var.

Her ne kadar aşı çalışmalarına ilişkin olumlu haberler gelse de bu endişe hala devam ediyor. G-20'nin salgının yansımalarını kontrol altına alması yönünde müdahale çağrıları; daha güvenli,daha istikrarlı ve adil bir dünya arıyor.

Dünya hala ikinci dalganın etkisi altında. Her gün ölüm ve vaka sayısının arttığını gösteren endişe verici haberler okuyoruz.

Alman Şansölyesi Merkel, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana dünyanın böyle bir tehditle karşı karşıya kalmadığını söyledi.


Bu yılki uluslararası zirve gerek atmosferi gerekse de şekli olarak önceki zirvelere benzemiyor.

Veriler arasında farklılıklar var, zorluklar gün geçtikçe artıyor ve maruz kalınan eşi görülmemiş şiddetli şoklar karşısında beklentilerin tavanı yükseldi.

Bundan dolayı bu görkemli toplanın çıktısı olacak tedbirlerin, adımların ve planların virüsün yankılarıyla yüzleşerek küresel ekonomiyi koruyacağı umulmaktadır.


Suudi Arabistan başkanlığında düzenlenecek olan bu yılki zirvenin gündeminde, 'dünyanın korunması, yeni ufukların yaratılması ve herkesin 21.yüzyılın fırsatlarından yararlanması' var.

G-20 çalışmalarının 'yıl boyunca birden fazla yapılan ve finansal konulara odaklanan toplantılar ile sosyal ve ekonomik konulara odaklanan toplantılar' olmak üzere iki ayrı süreç halinde seyredeceği düşünülüyor.

Bununla birlikte iletişim gruplarını ve özel sektör koalisyonunu, kadınları güçlendirmek adına gösterdiği çabalardan ve ortaya koydukları tavsiyelerden dolayı takdir ediyoruz. 


G-20 ülkelerinin nihai bildiri taslağı üzerindeki tartışmaları, büyümenin yeniden sağlanması, istihdamın yaratılması ve salgının sonuçlarının üstesinden gelmek için ortak eylemin önemi üzerine odaklandı.

Bu ezici kriz, doğurduğu korkunç insani, ekonomik ve sosyal sonuçlarıyla birlikte dünya için ciddi bir tehdit unsurudur.

Suudi Arabistan bundan dolayı zirve kapsamında, 'hayatları korumak, küresel kalkınmayı yeniden sağlamak, daha güçlü ve kapsamlı sürdürülebilir bir toparlanmaya odaklanmak için pandeminin sonuçlarını ele alacak politika ve girişimlerin' tartışılacağını teyit etti.


Suudi Arabistan bu dönemde kayda değer çabalar gösterdi. Dönem içerisinde 180 tane toplantı yapıldı. Bu toplantıların büyük çoğunluğu grubun çalışma gündemi çerçevesinde gerçekleştirildi.

Ayrıca 16 tane üst düzey bakanlar toplantısı düzenlendi. Bununla birlikte dönem içerisinde iki zirveye tanık olduk. İlki geçtiğimiz mart ayında düzenlenen olağanüstü zirveydi.

Diğeri ise bugün ve yarın yapılacak olan normal zirvedir. Suudi Arabistan'ın bu toplantılara başkanlık etmesi, sıradan bir olay değil. Nitekim bu, ülkenin küresel ekonomik kararları şekillendirmedeki rolünü gösteriyor.


Bir sistem olarak kapitalizm, küresel ekonomik durumun kötüleşmesinden sonra ciddi bir zarar gördü. Ardı ardına gelen ve ülke ekonomilerini vuran krizler bunun işaretleridir.

Tüm bunlar, gelecek planlarını birbirine kattı ve bazılarını 'siyasi demokrasinin, halklar için ekonomik reform gerçekleştirmeyi başarıp başaramadığı' yönünde sorular sormaya yöneltti.

Dünyanın güvenliğini ve istikrarını tehlikeye sokacak bir dizi zorluk ve tehditle karşı karşıya bulunuyoruz. Bugün özellikle de iki kutup arasında soğuk savaşın dönüşüne tanık oluyoruz.

Bu bağlamda, Washington ve Pekin arasında tırmanan çatışmadan bahsetmek yeterlidir sanıyorum. Her zirvenin başarısı genellikle devlet liderlerinin siyasi iradesine bağlıdır.

Temel hedef ekonomik büyümeyi sağlamak, eşitsizlikleri ortadan kaldırmak ve geleceğin neslini inşa etmektir.


G-20'nin rolünün 'uluslararası finansal istikrarı yeniden tesis etmeyi, sanayileşmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki diyalogu güçlendirmeyi, bugün yaşadığımız korkunç durumda olduğu gibi mali buhran, durgunluk ve bozulmanın üstesinden gelmeyi' amaçladığı varsayılıyor.

Bununla birlikte çeşitli görüşlerin ortaya çıkması tabii bir durumdur.


Dünya oldukça endişeli ve gergin bir durumdadır. Zirve kapsamında olası çözümlerin ve tedavilerin sunulması bekleniyor.

Suudi Arabistan'ın medyanın anlık heyecanı ya da cazibesinden uzak bir şekilde gerçekleştirdiği başarılar, yapmış olduğu şeyin gerçekliğini gösteriyor.

Suudi Arabistan, küresel gelişmeler ve ekonomik zorluklarla etkileşiminin yanı sıra etkisinin de farkındadır.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Independent Türkçe için çeviren: Beyan İshakoğlu

Şarku'l Avsat

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU